Şahsiyetsiz Cehennemler
Sartre, Gizli Oturum adlı eserinde der ki: “Cehennem başkalarıdır.” Epikürcüler ve stoacılar, bu fikre karşı koyamadıkları bencil bir hissiyatla bağlılık geliştirebilirler. Ancak burada rölativizmi devreye sokmalıyım: İtikadımca bu mahza bir hurafedir. Kendi cehenneminin hem günahkarları hem zebanileri hem de gardiyanlarıdır; “Cehennem başkalarıdır” diyerek kendi karanlığıyla yüzleşmeye cesareti olmayanlar. Bilişsel çarpıtmanın en manipülatif zararıdır, suçlarının faturasını başkalarına kesmek. Bu, yine Sartre’ın ortaya koyduğu mauvaise foi ile açıklanabilecek bir durumdur. Katarsisin tekinsiz ıslıklarına kulak vermeyen; duymamak için hızlı ritimlerin peşinden sürüklenirken duygusal servetini hasis bir şekilde her şeyden ve herkesten sakınan, sonunda zeval bulacaktır.
Şayet cehennem başkalarıysa, cennet de başkalarıdır. O halde bu fikri benimseyen kişi ya bir avolisyon geçirmekte ya da Heidegger’in dediği gibi Das Man, yani otantik olmayan bir varlıktır. Hiçlikleri gaflet uykusundan uyandıramayız. Apoptotik bir izolasyona terk edildiğini fark ettiği an; içinde biriken tüm zehri karotis arterine iğne vuracak damarı kalmamış bir eroinmanın altın vuruşu gibi zerk ederek, palyatif terkine karşı onurlu bir galibiyet kazanır. Sadece muzaffer olanların takabileceği bir nişandır ataraksiya. Zugzwang ile köşeye sıkışan düşünürlerin çelişki sığıntılığı ile oyunbazlık, muarızlık ya da diyabolosluk yapmasıdır; yenilgiyi kabullenmek yerine karşısındakini hilekarlıkla suçlaması. Kırılgan egoların kendilerini ilah kompleksi ile sunmasıdır bütün ruhsuz 21. yüzyıl masalları.
Şayet cehennem başkalarıysa, cennet de başkalarıdır. O halde bu fikri benimseyen kişi ya bir avolisyon geçirmekte ya da Heidegger’in dediği gibi Das Man, yani otantik olmayan bir varlıktır. Hiçlikleri gaflet uykusundan uyandıramayız. Apoptotik bir izolasyona terk edildiğini fark ettiği an; içinde biriken tüm zehri karotis arterine iğne vuracak damarı kalmamış bir eroinmanın altın vuruşu gibi zerk ederek, palyatif terkine karşı onurlu bir galibiyet kazanır. Sadece muzaffer olanların takabileceği bir nişandır ataraksiya. Zugzwang ile köşeye sıkışan düşünürlerin çelişki sığıntılığı ile oyunbazlık, muarızlık ya da diyabolosluk yapmasıdır; yenilgiyi kabullenmek yerine karşısındakini hilekarlıkla suçlaması. Kırılgan egoların kendilerini ilah kompleksi ile sunmasıdır bütün ruhsuz 21. yüzyıl masalları.
Yorumlar
Yorum Gönder