Remisyon Sonrası Metastatik Nüks

Dokularında zerre kadar leke dahi barındırmayan, bembeyaz bir sayfa açmayı arzuladım varoluşumda. Lakin evvela, mazinin pasından bütünüyle sıyrılmalı, mühürleyerek kapatacağım o kalın cildin yaprakları arasına sıkışmamalıydım. “Kibrinden arınacaksın” dediler, arındım. Parçaladığım ruhların soğuk intikamlarına meze yaptım varlığımı. “Kimsesizleşeceksin” dediler, tecriti kucakladım. Sessizlikte buldum devayı, içimdeki öze vardım. Yirmi dokuz yıldır nefretle emzirdiğim küskünlüğün ardından ruhumdaki sayısız yara izine ihanet ettim ve babamla barıştım! Bileklerimdeki tren raylarına uzandı dudaklarım, tutamayacağım bir söz olarak algılayın; bir daha acı üzerine tek kelime dahi konuşmayacağım.

– Kim olduğunu bilmiyorum, ama beni beklediğini biliyorum. Andım olsun ki sana karanlığımla gelmeyeceğim.

Müsveddenin üzerine düşen gözyaşımın içerisinde boğulurken mürekkep, kelimelerim okunmuyor. Anlaşılmak uğruna hiç bu denli çırpınmamıştım. Etrafıma aşılmaz duvarlar çektiğimde kimsenin bana zarar veremeyeceğini sandım. Sonunda kendi inşa ettiğim o surların altında kaldım. Sahi, en son ne zaman yorganın altından mecbur bırakılmadığım bir eylem için sıyrıldım? Bazen birinin usulca gelip o güneşliği aralamasına muhtacım.

Dayanamıyorum, dayanamıyorum, dayanamıyorum! Odamın köşesinde yere çömelmiş ufak çocuğa dikiliyor bakışlarım. Parmaklarına sarmaşık gibi dolamış saç yumaklarını, avuçlarına saplamış kırık tırnaklarını, acımasızca dövüyorken şakaklarını; yanına sokuldum ve o sıkılı yumruklarını kavradım, göğsüme gömdüm başını. Alnından öptüm, “Geçecek” diye fısıldadım, asla geçmeyeceğini bilsem de!

Keşke hürriyetimin gaspından ziyade, ecelden ürkseydim. Beş koca yılı zihnimin karanlık dehlizlerinde kıvranarak tüketmem kafi gelmemişçesine, şimdi bedenimi de soğuk bir demir kafese hapsetmeyi arzuluyorlar. Senelerdir yakamı bırakmayan felaketlerle, eylemlerimin kefaretini çoktan ödemedim mi?

Sevgili okuyucum, üzgünüm. Bu belki bir veda mektubudur. Yeni bir sayfa açacak gücü bulamıyorum. Sıkıştım! Fayda etmiyor Lamictal, Lustral, Xanax ve Risperdal. Zihnimin kuytularında kendimi öldürmemi haykıran hisler var. Dünya başıma yıkılıyor, ben huzuru düşlerken. Ama nasıl vazgeçerim, o duvarın köşesinde ağlayan çocuk avuçlarında umut kırıntıları gizlerken.

Yorumlar